Kıdem tazminatı bakanlar kuruluna geliyor
Prof. Dr. Kemal Üçüncü

Patates haşlaması yiyerek strateji üretilmez

Prof. Dr. Kemal Üçüncü

 
15 Nisan 2017 Cumartesi 07:38 
Yorum YapYazdır
 
 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Karadeniz Teknik Üniversitesinde (KTÜ) düzenlenen "Küresel Terör ve Türkiye'nin Güvenlik Politikaları" adlı konferansının duyuru afişlerini görünce gerecekten de dikkatimi celbetti. Süleyman Soylu Bey ile gerçekten terörle mücadelede gözle görülür bir ivme yakalandığını güvenlik güçlerine bir moral ve güven kazandırdığını söyleyebiliriz.Bunun arka planında doğru bir stratejik analiz ve perspektif olup olmadığını merak ettim. Ne yazık ki klasik bir asayiş bilgilendirme vasatını aşamadı. Asayiş istatistikleri ile mesele ele alındı. Yapılan mücadelenin stratejik esasları, taktik vaziyeti, uluslararası ilişkiler esasında nasıl bir pencereye sahip olduğunu bilmiyoruz, bir fikir edinemedik maalesef…Oysaki gerçekten de belirtildiği gibi meselenin bir küreselboyutu vardır,bu bağlamda Ortadoğu,Kafkasya,Geniş Karadeniz havzasındaki dinamikler çok önemlidir. Bu matrisi doğru biçimde yerli yerine koyamadan mesele anlaşılmaz.

Bu resmi doğru yorumlayamayan bir yaklaşımın dahilde ne kadar etkili mücadele ve tedbirler alırsa alsın son tahlilde kalıcı bir başarı elde etmesi dünyadaki benzer örneklere baktığımızda imkan dahilinde değildir. Strateji yoksa taktik adımlardaki başarı sonuç getirmez.

Batıda nüfuz alanları ile ilgili onlarca üniversite ve enstitü akademik stratejik bilgi üretip karar alma süreçlerine sunmaktadır. Bizde bu anlamda enstitüler yoktur, olanları iktidarın umurunda değildir. Oysaki karar alıcı bir konuda bütün alternatif görüşleri bilmesi ve öğrenmesi karar almada isabet gücünü artırır. Kısa,orta, uzun vadeli, a,b,cseçenekleri olan politik, askeri, diplomatik , hukuki,yumuşak güç unsurları, kültürel diplomasi adımları çok etkin ve titizlikle planlanıp patates yiyip Euro biriktiren ekiplerce değil ehil kadrolarca uygulanmalıdır.

Mesela Rusya’daki adamlarınız hayatta bir defa nazdrovya![zazdrovya] yapmış olacak kuru erik yiyip açık çay içerek strateji üretilmez. Maalesef ülkemizde siyaset kurumu ve bilgi üretim mekanizmaları çok zayıf ve niteliksiz.

MHP, CHP, AKP kadrolarının ve danişmentlerinin bilgi evreni ile Türkiye’nin sorunları çözümlenemez. Paralel bir evrende gibiler.

Bu anlamda hüzün duyuyoruz. Türkiye’nin, İçişleri Bakanlığının bir Stratejik Araştırmalar Merkezine ihtiyaç vardır. Bugünün karmaşık sorunları bürokratların kendi başın içinde çıkamayacakları kadar çetrefillidir. Yalnız bu enstitü Saatleri Ayarlama Enstitüsü gibi olmamalı kadro, bütçe ve uzmanlık, anabilim dalları olarak nitelikli bir yapısı olmalıdır. Bizde kurumlar genellikle iş yapmamak üzere kuruluyorlar. Üniversitelimizdeki enstitüler ve araştırma merkezleri genelde böyledir.Bağımsız akademik araştırma kuruluşlarının özendirilmesi teşvik edilmesi lazımdır, lisansüstüçalışmalar yapılması yasa değişikliği ile giderilmelidir. Sayın YÖK Başkanının dikkatine arz ediyorum. Türkoloji eğitimi ve Türkoloji araştırmaları cançekişmektedir. Türkoloji bizim için herhangi bir bilim alanı değildir son derece stratejik bir alandır. Mevcut Türkoloji eğitimi ve Türkiyat enstitüleri ile beyit okuyarak, fiil çekerek, masal derleyerek, destan anlatarak bu bilgiyi üretemeyiz. Komşumuz Rusya Türk kültürü ile ilgili bizim iki kadımızdan fazla yayın üretmektedir. Bizler kültürel havzamızın dinamiklerini ilişki ve çelişkilerini bilimsel bilgiden operasyonel bilgiye dönüştüremiyoruz.

O kadar anlattım maalesef ortada Şevket Hoca gibi kaldım!

Lisansüstü eğitim yeniden ciddi şekilde ela ele alınmalıdır. Bölge araştırlmaları[regionalstudies] ve tematik araştırmalar yeni baştan ele alınmalıdır. Yepyeni bir Türkoloji perspektifine ihtiyaç vardır. Fiil çekme, beyit okuma kültürü aşılmalıdır.

Sayın Soylu teröre karşı verilen konvansiyonel mücadelede elde edilen bazı rakamsal veriler hakkında bilgilendirmede bulundu.İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Kış döneminde planlanan 125 sözde üs ve barınma bölgesine toplam 12 bin 704 operasyon yaptık. Hiç durmadık biliyor musunuz? Son 6 ayda 918 sığınak ve barınak imha edilmiştir. Daha bugün şimdi gelirken Mardin'de girmiş oldukları 5 tane sığınaktan neler neler aldıklarını. Yeni yeni silahlar, yeni yeni araçlar, PYD'ye veriyorlar, PYD üzerinden PKK'ya veriyorlar. Şu anda bi̇ze doğru yönelti̇yorlar. Sonra da biz dost ve müttefik oluyoruz." diye konuştu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, şöyle devam etti:

"Örgütün şehir yapılanması ve siyasi uzantılarına yönelik operasyonlara aralıksız devam edilmiş, bu çerçevede son 6 ayda 14 bin 684 kişi gözaltına alınmıştır. 2 bin 611 kişi de tutuklanmıştır. Yürütülen bu proaktif mücadele sonucunda örgüte katılım son 6 ayda, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 90 azalmıştır. 915'ten 95'e düşmüştür. 2017'nin ilk 2 ayında ise sadece 17 kişi örgüte katılmıştır. Teslim olma ise son 17 yılın en yüksek seviyesine çıkmış, 2016 yılında 450 kişiye ulaşmış, ayrıca son 6 ayda 66 üst düzey terörist ele geçirilmiştir ve etkisiz hale getirilmiştir. Yine son 6 ayda etkisiz hale getirilen terörist sayısı ise 962 olmuştur."

Sınırlara tedbir aldıklarını da belirten İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, özellikle fiziki duvar tedbiri aldıklarını anlattı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kırsalda 125 sözde üs bölgesi belirlediklerini anlatarak, "Hepsine operasyon yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Yani onların kendi bulundukları ve oraları kendi istedikleri alan gibi kullandıkları yerleri. Yetmedi bir de şehirlere yakın, şehirleri baskı altına alabilmek için bulundukları köy ve alanlar var. Onların da hepsini tespit ettik ve bunların hepsine baskın yapıyoruz. Yani bu köylerde terörist olmasın, vatandaşımız baskıdan bir şekilde etkilenmesinler diye." değerlendirmesinde bulundu.

"Artı yetmedi şehir yapılanmaları, KCK yapılanmaları var." diyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "KCK yapılanmalarıyla ilgili de son 6 ayda, hele son 2-3 ayda biner biner, bin 500'er gözaltına alıyoruz ve onlarla ilgili de onların hareket kabiliyetlerini, tehdit kabiliyetlerini ortadan kaldırıyoruz." ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,  Türkiye'nin uyuşturucu konusundaki yeni konseptinin, "bir teröriste nasıl davranıyorsak bir uyuşturucu satıcısına da aynı muameleyi yapmak" olduğunu söyledi.

Her bir ili mahalle mahalle ayırdıklarını ve tehditleri belirlediklerini anlatan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, geçen günlerde düzenlenen büyük operasyonlarda 81 vilayette 5 bin okulun çevresindeki uyuşturucu satıcılarının, oradan men edilmesini sağlayabilecek adımlar attıklarını bildirdi. Çalışmalarının devam ettiğini, narkotimleri 50 vilayete çıkardıklarını anlatan Soylu, bu timleri tüm Türkiye'ye yaymayı planladıklarını bildirdi.

Türk devletinin gücünü vurgulayan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Biz 2 bin dolarlık, 3 bin dolarlık bir ülke değiliz. Bugün güvenlik politikaları konusunda ben İçişleri Bakanı olarak söylüyorum, ne istiyorsak, bugünün Türkiye Cumhuriyeti devleti maliyesi, hazinesi, en ufak bir eksiklik ortaya koymuyor. Bu çok önemli bir şeydir. Artı kapasitelerimizi artıyoruz. Zırhlı araçtan tutun da zırhlı otobüslerimize kadar ve polislerimizin, jandarmalarımızın bütün kabiliyetlerini ortaya koyabilecekleri tüm hem terörle ve şehir içinde asayişle mücadele edebilecekleri tüm araçlara kadar." diye konuştu. 

Mart ayı başında 6 insansız hava aracını İçişleri Bakanlığının envanterine kaydettiklerini belirten Soylu, bunların çok önemli, oyun değiştirici kabiliyetler olduğuna işaret etti. 

Yabancı terörist savaşçılara da değinen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 145 ülkeden 52 bin 845 kişiye Türkiye'ye giriş yasağı konulduğunu belirtti.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yabancı terörist savaşçıların Türkiye'nin önemli meselelerinden biri olduğunu dile getirerek, "4 bin 600 kişiyi sınır dışı ettik, 2011-2017 arasında tutuklanan yabancı terörist savaşçı sayısı ise toplam 2 bin 806 kişidir. Bunlar öyle basit değil. Bunlar bizatihi çatışma bölgelerine ölmek ve öldürmek için geliyorlar. Bizatihi 2 bin 806 tane yabancı terörist savaşçı. Kimisi DEAŞ'a intikal ediyor, kimisi başka yere intikal ediyor." dedi.

Son 6 ayda 16 bin 553 narkoterör operasyonu gerçekleştirildiğini, 4 bin 986 kişinin tutuklandığını, piyasa değeri 1 milyar 107 milyon 706 bin lira olan uyuşturucunun ele geçirildiğini bildirerek, "Yakalanan eroinin yüzde 15'i sentetik, tüm dünyada, uyuşturucunun ise diğerlerinin ise eroinin yüzde 15'i sentetik, uyuşturucunun ise dünyada yakalananların yüzde 58'i Türkiye'de yakalanıyor. Bu önemli bir rakam değil mi? Tam hedef ülke olduğumuzun göstergesidir. Terörle mücadele elbette ki artık küresel bir sorun haline geldikçe, bununla mücadele etmenin yöntemlerinin de kanunlara bağlanması bir zorunluluk halini almaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yeni konsepti şöyle açıkladı: "Birincisi tehlike bize yöneldiği zaman ve bizim sahamızda değil, oluştuğu anda ve yerde karşılamaktır. Bu şu demektir; Tehlike nereden geliyor Cerablus'dan, biz Cerablus'da bu tehlikeyi karşılamalıyız. Tehlike nereden geliyor? DEAŞ, Azez'den biz bu tehlikeyi orada karşılamalıyız. Biz bu tehlikeyi orada karşılayıp Türkiye'ye yansımasını engellemek durumundayız. Bu da öyle kolay birşey değil." diye konuştu.[i]

Her şeyden önce Türkiye’nin acil bir büyük ana stratejiye ihtiyaç vardır.Bunun için milli stratejik akıl üretecek kurum ve kadrolara ihtiyacı vardır. Millet-i Abraham ve tek millet anlayışından bu çıkmaz. Teorik zemininiz güçlü olmalı bütün sorunları kuşatabilmelisiniz bu iş bürokrat ve siyasilerin işi değildir. Bütün siyasi partiler için söylüyorum.250 yıllık tarihi ve 72,5 türlü milletten oluşan ABD’nin bir Amerikan milleti yaratma projesini ve serüvenine bakmaz mısınız?

Siz 5000 yıllık bir tarihi mirası kenara iterseniz, çöllerde Semitik mitolojinin rüyaları peşinde ya leyli! macerasında kaybolursunuz.

Kuzey çayırlarının ontolojisi ve doğa ve varlık anlayışı, insan anlayışı yeniden bu coğrafyada kök değerler olarak yeni açılımlar yapabilme potansiyeline sahiptir.Tıpkı 1000 yıl önce Çayardı havzasında olduğu gibi.

ABD şunu görebilmelidir: Bu coğrafyada 1. Dünya Savaşı sürecinde ve sonrasında Britanya'nın yapamadığı, tahakkuk ettiremediği hiçbir projeyi bugünde gerçekleştirme imkan ve ihtimali yoktur. Türklerin, Arapların ve Farsların aynı anda istemediği bir proje burada gerçekleşemez. Kürtler üzerinden 4 parçayı birleştirerek [Türkiye, İran, Suriye,Irak] bağımsız bir devlet kurma hayalinin bütün taraflar açısından bir rasyonalitesi yoktur.Farklı etnisiteler ve aşiretler bu üç büyük kadim millet ve uygarlığı bastırarak alan açabilecek kültürel ve siyasi birikime güce sahip değildir. Bu projeyi Britanya niçin gerçekleştiremedi? Buna bakılması lazım.

Oysa ki tarihte Oğuzlar ve Kürtler aynı kültür havzasının bileşenleri olarak Ortadoğu denkleminde çok etkili siyasi başarıları gerçekleştirmiştir. Bu anlamda havza temelli bir gelecek inşası her anlamda daha rasyonel ve gerçekçidir.Diğer bütün seçenekler dolaylı olarak emperyalizmin değirmenine su taşıma anlamına gelir.

Tarihsel jeopolitik bunu söyler. Burada toprak kayması gibi bir gecede medeniyetler yok olur, "yaptım oldunun" bir geçerliliği yoktur. Maalesef tarihsel coğrafyayı, bölge tarihinin felsefesini bilmeyen uluslararası ilişkiler uzmanları , bürokratlar bu konuda büyük yanlışlar yapıyorlar. Pentagonun son 20 yıldaki bu konudaki bütün uygulamaları ABD askeri ve ekonomik gücünü, enerjisini, prestijini zaafa uğratmaktan, bölgede imajını bozmaktan başka bir işe yaramamıştır. Temel önceliği olan İsrail'in güvenliğine de önemli bir katkı yapamamıştır.

Mezopotamya ve Anadolu'nun 5000 yıllık tarihinde etnisite, din ve mezhep dekordan ibarettir, aslolantabiyettir.Asayişi ve hukukun üstünlüğünü kim tesis eder, güveci kim pişirirse herkes ondan olur. [Anadolu tarihinin üç büyük siyasal geleneği Hititler,Romalılar, Türkler coğrafyaya böyle hakim olmuşlardır].

Güveç işini konuşacak beyinler lazım bize nerde?

Siz terör örgütüyle oturup anlaşma imzalasanız bütün taleplerini karşılasanız da bu işi bitiremezsiniz. Bu silahların , bu programın bir ilk sahibi vardır öncelikle onu ikna etmeniz gerekir. Onu ikna edecek performans felsefi, akademik, entelektüel stratejik perspektifi olan yeni bir tahayyülü , stratejik aklı üretmenizle ilgilidir

Ayı postu, şöminesi 50.000 kitabı olan ,şaraplardan anlayan, doğu ve batıyı, kuzey çayırlarını bilen kadrolarınız nerede. ? Toyuklupilov , büyük çayla medeniyet mi kurulur.

Patates haşlaması yiyerek strateji üretilmez.

“nazlı beyaz

vaniköy korusunun `teşrinler’deki sisi

gramofonda incesaz

meyhane musikisi

o şenliklerden heyhat kim kaldı

ezeli dalgınlığımızın ıslığıdır ney

keman yanlış anlaşılmasından tedirgin”

Kızmayın, acı söyletiyor , kelimeler ateşe dönüyor, kanatıyor, çıkarken. Dağğğvadağvva diye ünleyerek, çağdaş, çağdaş, ileri diyerek, şiir ve özlü sözle, Cuma tebrikatı yaparak, kum ocağı sahibi küçük müteahhit kadroları, cami çay ocağı ufku, yanaşık düzen kafası ile bunu  üretemezsiniz. Halihazırda işler bunlara teslim.

Bakın Kemal Gözler hoca konuyu ne güzel izah ediyor: “Hukukun kişilere hukuki güvence sağlayamadığı toplumlarda sosyal,ekonomik ve kültürel gelişme olmaz.Çünkü bu toplumlarda itibar ve servet, hukuki güvenlik olmadığı için, çalışmaya değil, devleti ele geçirmeye bağlı olarak paylaşılır.Devletin tedavül etmesiyle , itibar ve servet de tedavül eder.İtibar ve servetin yolu çalışmaktan değil, devlete sahip olmaktan geçiyorsa, insanlar mesaisini ,sosyal, ekonomik ve bilimsel , kültürel edebi ve sanatsal değerler üretmek için değil, devleti ele geçirmek için veya en azından devleti ele geçirenlere yakın olmak için harcarlar.Böyle toplumlarda en çok üretim yapmış iş adamı değil , ,iktidara en yakın olan iş adamı en çok parayı kazanır.Bu toplumlarda bilime en çok katkı yapmış olan bilim adamı değil iktidara en yakın olan bilim adamı itibar görür.Bu toplumlarda bir üniversitedeki en liyakatli profesör değil, iktidara en yakın olan profesör rektör olur.İnsanların emeğini ve zamanını ekonomik, bilimsel, kültürel, edebî ve sanatsal değerler üretmek içinde değil iktidara yakın olmak için harcayan bir toplum kaçınılmaz olarak yerinde sayacaktır.”[ii]

Son Söz: Bu referandum sürecinde MHP muhalif kadroları bir bütün olarak parasız , pulsuz müthiş bir enerji ürettiler tıpkı yüzyılın başında olduğu gibi hak, hukuk, adalet, eşitlik ve hürriyet mücadelesinin birer meşalesi oldular hepsini yürekten tebrik ediyorum.Bu başarıyı Türkiye’de egemen sınıflarını bir yerlere yamam ve tahvil etme iradesini gün gibi şimdiden görüyorum buna meydan verilmemeli.

Milli mefkûrenindistribütör sermayenin aklına ihtiyacı yoktur.Görüyormusunuz eski bağğğanlar, başbakanlar, Cumhurresileri,büyük sermaye kurumları dut yemiş bülbül gibi.Biz fakirAnadolu çocuklarının laik Cumhuriyeti kurtarmamızı bekliyorlar, gelip vaziyet edecekler.

Eskiden Karadeniz’de erkek çocuklarını severken pipisine göndermeyle “hani tabancasi derlerdi”. Onlarla öyle mizah yapınız.

 Türk milliyetçiliği milli mefkûre çok uzun bir aradan sonra bariyerlerini aşarak en doğal haliyle halkla kucaklaştı ve büyük bir teveccüh gördü. Millîmefkûrenin en doğal hali Türk milleti ile bütünleşiktir.Bu toplumun halen %60 kısmı kendini Müdafa’âyi hukuk ekseninde görür.Türk milliyetçisi görür. Baran Dural arkadaşımızın bilimsel saha çalışmaları bunu ortaya koymuştur. Bir diğer hususÜlkü Ocakları Eski Başkanlarının inisiyatifi idi , çok önemli etkiler bıraktı. Bu inisiyatif MHP’nin gelecekteki değişim ve dönüşüm sürecinde bir akil vicdan müessesi görevi yapabilir. Milli aydınlar buraya destek vermelidir. Referandum geçerse millü aydınlar! “nasıl da gurt yapıp coşacaklar bir görün” halihazırda ortada beş on kişi kaldık ya neyse üstünden atlayalım.

Adayları ilkeler ve perspektifler esasında bir mutabakat etrafında toplayabilecek yegane irade buradadır.Kurmay kadrosu ve bilginleri olmayan bir siyasi program başarılı olamaz.Halen tümünün karoları çok yetersizdir. Bu eksikler süratle giderilip kadrolar, nitelikli kadrolarla  tahkim edilmelidir. Sadece tokalaşarak, yarenlik ederek olmaz.

Türk milletinin önüne , gerçekten ciddi ,çağın sorunlarını ve ruhunu kucaklayan kamacı olmayan bir milli perspektif ile çıkmak en temel görevdir.Bu etik çemberi tezden ortaya koymak icap ediyor.

[i] İçişleri Bakanlığı Basın Merkezi https://www.icisleri.gov.tr/icisleri-bakani-suleyman-soylu-kuresel-teror-ve-turkiyenin-guvenlik-politikalari-konferansina-katildi

[i]K.Gözler, “Devlet kelimesi üzerine”, Türkiye Günlüğü 2017 Kış,s 5-9

 
15 Nisan 2017 Cumartesi 07:38 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1453 - Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'nu (Doğu Roma'yı) sona erdirdi. Birçok tarihçi için İstanbul'un fethi, Orta Çağın sonudur.
1807 - Kabakçı Mustafa ayaklanmasında, isyancılar Şehzade Mustafa ve Mahmut'un kendilerine teslimini istedi. Sultan III. Selim tahttan indirildi, IV. Mustafa tahta çıktı.
1848 - Wisconsin, 30. eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1913 - Ulviye Mevlan yönetiminde 'Kadınlar Dünyası' dergisi yayımlanmaya başlandı.
1913 - Igor Stravinsky'nin Le Sacre du Printemps (Bahar Ayini) adlı balesi ilk kez Paris'te sahnelendi.
1927 - Ankara-Kayseri demiryolu İsmet Paşa tarafından açıldı.
1936 - Türk Bayrağı hakkında kanun, TBMM'de kabul edildi.
1942 - Adolf Hitler, Nazi propaganda bakanı Joseph Goebbels'in tavsiyesiyle işgal altındaki Paris'te yaşayan tüm Yahudilerin sol göğüslerine sarı bir yıldız takmalarını emretti.
1953 - Yeni Zelandalı dağcı Edmund Hillary ile Nepalli şerpa Tenzing Norgay, Everest'e çıkan ilk insanlar oldu.
1954 - Bilderberg Toplantıları'nın ilki yapıldı.
1960 - Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koymasının ardından gözaltına alınan eski İçişleri Bakanı Namık Gedik intihar etti. Aynı gün gözaltına alınan 150 kişi Yassıada'ya getirildi.
1963 - Pakistan'ın doğusunda çıkan kasırgada 10 bin kişi öldü.
1977 - CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, İzmir Çiğli Havaalanı'nda bulunduğu sırada, bir silahtan çıkan mermi, CHP'li Mehmet İsvan'ın yaralanmasına yol açtı. Merminin bir polis memurunun ateş alan gaz tüfeğinden çıktığı açıklandı.
1985 - İstanbul Boğazı'nda ikinci boğaz köprüsünün (Fatih Sultan Mehmet) temeli atıldı.
1985 - Avrupa Kupası finali için Liverpool Juventus maçının yapıldığı Belçika'nın Heysel Stadı'nda çıkan olaylarda 4 kişi öldü, 350 kişi yaralandı.
1986 - Kamuoyunda 'Fak-Fuk-Fon' olarak bilinen Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşmayı Teşvik Yasası, Meclis'te kabul edildi.
1988 - İstanbul Boğazı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapımı tamamlandı.
1990 - Sovyetler Birliği'nde, radikal reformcu Boris Yeltsin, Rusya Federasyonu Parlamentosu Başkanlığı'na seçildi.
1993 - Anadolu pop müziğin öncülerinden Moğollar grubu 17 yıllık aradan sonra yeniden sahneye çıktı.
1993 - Almanya'nın Solingen şehrinde Türklerin yaşadığı bir evin kundaklanması sonucu 5 kişi yaşamını yitirdi ve 2 kişi de yaralandı.
1995 - Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal için, karşılıksız çek verdiği iddiasıyla gıyabi tutuklama kararı çıktı.
1996 - Siverek halkı aralarında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de bulunduğu 13 politikacı hakkında tazminat davası açtı. Politikacılar Siverek'i il yapacakları vaadinde bulunup yerine getirmemekle suçlanıyordu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:31
  • Güneş04:46
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:29
  • Akşam19:52
  • Yatsı21:49
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık