İşte MHP'nin af önerisi
Attila Aşut

Uzunca bir aradan sonra

Attila Aşut

 
11 Aralık 2017 Pazartesi 11:48 
Yorum YapYazdır
 
 

24 Temmuz günlü yazımızda, “Kısa bir ara” diyerek okurlarımızdan izin istemiştik. İzne çıkarken, aranın bu denli uzayacağını düşünmemiştim doğrusu. Nasıl oldu ben de anlamadım. Günler su gibi aktı ve bir de baktım ki, göz açıp kapayıncaya dek dört koca ayı geride bırakmışız! 

“Adalet Yürüyüşü”nün yorgunluğu, ardından iç ve dış geziler, çeşitli etkinlikler, kitap ve yazı çalışmaları, sağlık sorunları derken, arayı bayağı açmışız gerçekten…

Şimdi kaldığımız yerden başlıyoruz. Yine her pazartesi bu köşede birlikte olacağız.

Hemen belirteyim: BirGün’e yazamadığım günler boş durmadım. Okuduğum gazetelerden, dergilerden, kitaplardan; izlediğim TV programlarından notlar aldım. Türkçeye kıyan muhabirlerin, yazarların, ekran sunucularının tümcelerini kayda geçirdim.

Özelden ileti gönderen okurların soruları da birikti bu arada. Yani “Dilin Kemiği” için hayli malzeme var çıkınımızda…

•••

Gazete okuru genelde vefasızdır!

Sevdiği yazarı el üstünde tutar ama bir süre görmeyince çabuk unutur!

Nice anlı şanlı yazarımızın yazgısı hep böyle olmuştur.

Bizim Doğan Tılıç bu gerçeği iyi bildiğinden, okurun vefa duygusunu yoklamak için, ara sıra küçük oyunlara başvurur; sözgelimi “hastayım” ayağına yatarak köşesini boş bırakır!

Sonra da, “Bakalım kimler arayıp soracak?” diye beklemeye koyulur!

Tabii, benden başka arayanı olmaz garibimin!

Şaka bir yana, sanırım ben biraz daha şanslıyım bu konuda. 

Yazamadığım günler, okurlar hiç eksik etmedi ilgisini. Telefonla arayanlar, ileti gönderenler, gönül okşayıcı sözleriyle gönendirdiler beni. Bu arada, neden yazmadığımı soranlar, aranın uzamasından yakınanlar da oldu. Kimisi de, “Özledik, başla artık!” diye seslendi içtenlikle.

Örneğin kadim dostumuz, yoldaşımız Cavlı Çulfaz, 29 Eylül günlü elektronik mektubunda şöyle diyordu: 

“Sevgili Attila,

İzin isteğin iki ayı geçti. (…) Köşene fena alıştırdın bizi. Ağzımızda anamızın ak sütü, güzel Türkçemiz seni özledi. Onu öksüz bırakma.”

•••

Düşüncelerini bizimle paylaşan okurlar arasında ilginç konulara değinenler de var. 

Trabzon’dan yazan genç bir meslektaşım, mektubunda diyor ki:

“Şahan Gökbakar, bir banka reklamında, ‘Sev da... da ayrı, Karadeniz’de yazdım’ diye abuk bir ifade kullanarak aklınca Karadenizlilerle dalga geçiyor. Bu sözün anlamı açık: Karadenizlilerin da’yı ayırmayı, yani Türkçeyi bilmediğini söyleyerek bölge halkına hakaret ediyor. Özensizce hazırlanan reklam spotu, televizyon kanallarında döndükçe kamuya mal olacak ve insanların bilinçaltında yanlış bir algı oluşacak.”

“Gıdıkla da güleyim!” türünden soğuk esprileriyle tanıdığımız bu yeteneksiz komedyenin televizyon reklamındaki sululuğuna yanıt vermek gerekir mi bilmiyorum. Bırakın Karadeniz’in bütününü, yalnızca Trabzon’dan çıkan ve Türkçeyi taçlandıran seçkin yazar ve ozanların adlarını saymaya kalksam bu köşeye sığmaz! Dilimizde “latife lalif gerek” diye bir söz vardır. Şakanın incelikli ve güzel olmasını anlatır. Bunun için de insanda parıltılı bir zekâ ve ince mizah duygusu olması gerekir. 

Karadenizli meslektaşımız bu kişiyi fazla ciddiye almasın derim. Alt tarafı, “Recep İvedik”tir karşımızdaki! 

•••

Bir okurumuz da “Neden sürekli BirGün’ü, Cumhuriyet’i ve solcu yazarları eleştiriyorsun?” diye soruyor.

Biz burada dil eleştirisi yapıyoruz. Türkçeye saygının sağcılıkla, solculukla ilgisi yoktur. Basında yer alan yanlış ve özensiz örnekleri seçerken, yazarın kimliğine, konumuna, siyasal görüşüne bakmıyoruz. Tersi bir yaklaşım, dilsel eleştiri açısından yanlı bir tutum olur. Ben Orhan Pamuk’un Türkçesini de çok eleştirdim. Ne yapalım yani, adam Nobel Ödülü aldı diye dokunulmazlık kazanmadı ya! Kaldı ki bu köşedeki eleştiriler, kimseyi karalamak için değil, yanlışların yinelenmesini önlemek için yapılıyor.

•••

Okurla yazarın ilişkisi her zaman düz bir çizgide ilerlemez. İnişli çıkışlı, engebeli bir yoldur bu. Bazen ters düşmeler, karşıtlıklar da oluşabilir.

Okurların kendi yazarlarını seçme özgürlüğü vardır. Ama yazarların okur seçme şansı yoktur. Hele de bir gazetede yazıyorsanız, bu büsbütün olanaksızdır. Gazete yazarları, değişik ilgi, beğeni ve eğilimleri yansıtan geniş yelpazedeki bir okur kitlesine seslenmek durumunda olduklarından, yazılarında bu çeşitliliği ister istemez göz önünde bulundurmak ve seçkinci olmayan ortalama bir dil tutturmak zorundadırlar.

Önemli olan, alaturka bir popülizmle okur dalkavukluğu yapmak değil; bir yandan doğruları söylerken, öbür yandan okurla arayı açmadan birlikte yürüyebilmektir!
Yeniden merhaba!

 
11 Aralık 2017 Pazartesi 11:48 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Nihat Genç
 
Kazım DEMİR
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Türker Ertürk
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mustafa Önsel
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1821 - Mora İsyanı'nda Gördüş (Tripolis) şehrini ele geçiren Yunanlar 30.000 Türk'ü öldürdüler.
1856 - İzmir-Aydın hattı demiryolu imtiyazı, bir İngiliz şirketine verildi. 1866 yılında işletmeye açılan 612 kilometrelik demiryolu hattının imtiyazı 15 Ekim 1950'de dolacaktı. Ancak genç Cumhuriyetin hükümeti, bu hattı 30 Mayıs 1935'te satın aldı.
1924 - SSCB, Rusya SSC'ne bağlı, Karadeniz kıyısında Tuapse merkezli Şapsığ Ulusal Rayonu kuruldu.
1931 - Ekonomik kriz nedeniyle iki gün kapalı kalan Londra Borsası yeniden açıldı.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.
1947 - Bulgaristan Partisi Lideri Nikola Petkov asıldı.
1954 - Doğu Almanya polisi, 400 kişiyi, ABD ajanı olmak iddiasıyla tutukladı.
1961 - THY'nin Kıbrıs-Adana-Ankara seferini yapan Tay uçağı, Etimesgut Havaalanı yakınlarında Karanlıktepe'ye çarparak düştü, 28 kişi öldü.
1971 - Altın Koza Film Festivali'nde sonuçlar açıklandı; Yılmaz Güney tüm ödülleri aldı.
1973 - 18 yıl önce iktidardan darbeyle düşürülen Juan Peron, Arjantin'de yeniden devlet başkanı seçildi.
1993 - Michael Jackson Türkiye'de konser verdi.
1996 - Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun, evli erkeğin zinasına ayrıcalık tanıyan maddesini iptal etti.
1997 - Cezayir'de köy baskını: 200 kişiyi öldürüldü, 100 yaralı. Baskını İslamcı radikallerinin yaptığı öne sürüldü.
1999 - Abdullah Öcalan, bir açıklama yaparak, Türkiye'ye gelip teslim olmasını istedi.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
6
4
1
1
13
2
Galatasaray
5
4
0
1
12
3
Kasımpaşa
5
4
0
1
12
4
Konyaspor
6
3
2
1
11
5
Beşiktaş
5
3
1
1
10
6
Malatyaspor
6
3
1
2
10
7
Ankaragücü
6
3
1
2
10
8
Göztepe
6
3
0
3
9
9
Kayserispor
6
2
2
2
8
10
Trabzonspor
6
2
1
3
7
11
Antalyaspor
5
2
1
2
7
12
Fenerbahçe
5
2
0
3
6
13
Alanyaspor
5
2
0
3
6
14
Bursaspor
6
0
5
1
5
15
Sivasspor
5
1
2
2
5
16
Çaykur Rizespor
6
0
3
3
3
17
Akhisar Bld.Spor
5
0
2
3
2
18
Erzurum BB
6
0
2
4
2
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
20.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu131735364146
 
On Numara
17.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02031113181926293438434451535459606465697279
 
Sayısal Loto
22.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu010412274649
 
Şans Topu
19.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu020306203001
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:20
  • Güneş06:01
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:50
  • Akşam18:26
  • Yatsı19:55
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık